19 Ocak 2011 Çarşamba

Teyzemm,

Doğum günün bugün....


Nice mutlu yıllara teyzem..Sağlıklı,huzurlu..

En çok sen değerlisin bu dünyada kendin için biliyorsun di mi? Hepimiz yalnız başımızayız..Aile de olsak , eş de olsak , çocuk da olsak...Bir başımızayız ve etrafımıza gösterdiğimiz sevgiyi kendimize yeterince gösterebiliyor muyuz? Misal kendini öptün mü sen hiç..Böyle kollarını felan mıncırdın mı kendi kendinin? (evet ben yapıyorum bazen..Garip mi?? ya evet ama napiyim sevesim geliyor kendimi :) Sen de sev teyzem kendini..Öp kokla...En değerli sensin yine sen için..Unutma olur mu? Ben seni hep düşünüyorum..Unutmuyorum hiç...Görüşemiyoruz ve sen bana sitemleniyorsun belki..Di mi? Ama seni çok sevdiğimden de çok eminsin köftehoorrr :))

Teyzemm...

İyi ki doğdun kuzum...

Benim teyzem olduğun için çok mutluyum...

Seni çok sevdiğimi hiç unutma emi?

İyki doğduuunnnn fatoşşşşş,iyki doğdun fatoşşşşş...

muck!!

18 Ocak 2011 Salı






bugün bu..

en iyi albümü gibi Sezen Aksu'88..

şarkıdaki yaylılar büyülüyor gibi insanı..Sözler alıyor götürüyor..

nasıl sözler bunlar??

bir çocuk gördüm uzaklarda
gözleri kederli hatta korkulu
her şeye rağmen bir an gülümsedi çocuk
sıcak sade ama biraz kuşkulu

bir çocuk sevdim uzaklarda
sanıyordum ki onun özlemi de buydu
o ise bir bakışta beni örtülerimden
yalnızca yalnızca duygularıyla soydu

ben böyle yürek görmedim böyle sevgi
şimdi çocuk büyümekte günbegün
bütün hüzünleri okşadı birer birer
gizli bir ümide sarılarak biraz küskün

bir çocuk gördüm uzaklarda
biraz çocuk biraz adam biraz hiçti
ellerinde yaşlı zaman demetleri
daha önce denenmemiş yeni bir yol seçti

bir çocuk sevdim uzaklarda
bir elinde yarın öbür elinde dün
erken ihtiyarlamaktan sanki biraz üzgün
dünyanın haline bakıp güldü geçti.


Acıtır gibi bilerek canını..Ümitlendirir gibi hiç bişey yapmadan aslında..Gizli gizli diyor ya.."Gizli bir ümide sarılarak biraz küskün"

Bir gün büyüyeceğini biliyorsun o çocuğun...acıtan bu zaten..Ama diyor ki sonra ; "bir elinde yarın diğer elinde dün"..Gizli umut da burda işte..

Sadece duyguları ile nasıl soyar seni? Biliyorsun artık..







Bir çocuk düşlüyorsun..Biraz adam..Biraz hiç! Dudağımın kenarına acı bir tebessüm yerleşiyor..Okuyorum,okuyorum tekrar okuyorum...Bıkmadan düşlüyorum..

Ne demiş Osho? "Zıtlıklardan mutlu olmalı insan" Hayatımdaki zıtlıklar beni yoruyor sadece..Henüz Osho olamadım..Ama geçecek biliyorum..Osho'yu tanıyor ve zıtlıklardan mutlu da olunabileceğini biliyorum en azından..Adımı taşımanın bir bedeli olmalı değil mi?

Gizli ümidimi hep saklıyorum içimde..Ufacık bir filiz o..Kurutmaya kıyamıyorum..


HASRET


17 Ocak 2011 Pazartesi

room 23


resimler çok ilgimi çekti..

Diana Jenkins'in "Room 23" isimli kitabından bu resimler..Deborah Anderson'ın objektifinden..
büyülü bence..
100 tane güzel insanın fotografı var bu sitede bakın..

kimler kimler?

George Clooney, Lindsay Lohan, Elton John, Heidi Klum, Moby, Hayden Panettiere, Sharon Stone başka başka kimler..siz en çok hangisini sevdiniz kuzum??
bu arada galeriye girdiniz resimler büyümüyor..sayfayı bi yenileyin..o zaman oluyor..
bi de fotograflar üst seviye..aman dikkat!!

galeriye bir kiii

16 Ocak 2011 Pazar

HATIRLA AMA!


Kitabı okurken çıktı karşıma...bana bişey anlatmaya çalışır gibi..alıştırır gibi..

Olağanüstülüğü karşısında bi kez daha hayranlıkla bakakaldım satırlara..


bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin,
ayrılık atına eyer vurdun inadına.
ama bizi unutma, hatırla ama.

sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar
yeryüzünde de var, gökyüzünde de var.
eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama.

sen her gece ay değirmisini
başına yastık edince yollarda,
dizime yattığın geceleri, hatırla ama.

sen ey, hüsrev'i kendine kul,
şîrin gibi bir nice güzeli esir eden,
aşkının ateşiyle tıpkı ferhat gibi benim
ayrılık dağını delmede olduğumu, hatırla ama.

bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında
bir aşk ovasını görmüştün hani;
safran dallarıyla, ağustos gülleriyle sarmaşdolaş.
bunu unutma, hatırla ama.

ey tebrizli şems
dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,
benim dinim senin yüzünle övünür, ey sevgili.
bunu unutma, hatırla ama.

Hazret..

12 Ocak 2011 Çarşamba


Sen bana diyorsun ki şimdi; "yaşayarak öğrenmek isteyen sensin"..biliyorum öyle düşünüyorsun..

Sen öyle istiyorsun ben sözün üzerine söz mü söyleyebilirim? Sana inanıyorum...Sen ne diyorsan o..

Saklanmaya çalışmıyorum biliyorsun ama daha çok sakınıyorum doğru..Yapabildiğim kadar..Yapabildiğim yere kadar..Her zaman başaramıyorum..Yeniliyorum kendime..Ya da içimde yarattığın o saf, iyi niyetli hatta birazcık salak (aramızda) kız ele geçiriyor kontrolü..Nasıl yapıyor bilmiyorum ben ondan daha zeki ve cinim halbuki..Nasıl yapıyor bilmiyorum..elimden kaçıveriyor...

Arada bi de o "deli" çıkıveriyor...Hadi saf'a anladım da ne diye deli'yi karıştırdın?? O da ayrı terane.."Deliyim ben yaparım bana bişi diyemezsin" deyip duruyor...Başka laf yok deliyim ben yaparım...Ne diyim? Deliyle deli'mi olayım??

Ağırbaşlı-sorumlu var bi de..Ona güveniyorum bak ama o da her zaman ortalarda görünmüyor...Şirinella varsa var o yoksa kaybolup gidiyor nerde? Bulabilene aşkolsun..

Kitapları, düşünmeyi ve derinleri sevene sözüm yok tamam..O da olmasa..Onun için teşekkür edememiştim sana..Şimdi yeri gelmişken...Yalnız biraz daha hızlı okumam için bişiler yapabilir misin? Şimdi hızlı okuma kurslarına gidecek zamanım yok..Yap bişiler işte ya..

İyiyiz iyiyiz..meraklanma..Sadece uykular kaçtı..
Artık uyumayı sevmiyorum..geceler güzel...Herkesi kandırmış da sessizliğin tadını çıkarıyorum gibi..Siz uyuyun ben yaşıyorum gibi..

Yani şimdi sen diyorsun ki yaşa ve gör...Ne diyebilirim ki senin sözünün üzerine..!





11 Ocak 2011 Salı

Sezenler Olmuş

seni yerlerde göklerde bulamazlarken

bende gizli olduğunu sezenler olmuş

dumlu dumluymuşsun yüreğimde

kımıl kımılmışsın bileklerimde

domur domur ter

ışıl ışıl fer

ellerimde gözbebeğimde

aramızda dağlar yollar yıllar var iken

beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş

sargın yaprakmışım dallarına

yangın toprakmışım yağmurlarına

türkü olmuşsun…

umudummuşsun

sevdama yarınlarıma…

7 Ocak 2011 Cuma

Hım bir de...

Şiir Ataol Behramoğlu..




**Yine Yüksek Mahkeme oy çokluğuyla "Sigaraya hayır" demiş..Ya bişi diyim mi biz taksime felan gidince içiyoruz bi sürü yerde..Daha bu sabah taksici abi sigara içiyorsanız içebilirsiniz dedi..Ben de tüttürdüm...Nasıl oluyor ki böyle..Devletle arası iyi olanların müşterileri daha şanslı (sigara içenler tabi) olmayan fıkaralar da dertlerine mi yancak?


**Cumhurbaşkanı Gül tarihi bir açıklama yapmış..Demiş ki "Anadil bir haktır ve bu hak tanınacak." Bunu neden demiş? Son MGK bildirisinde şöyle bir vurgu yapılmış ; "Tek vatan,tek dil,tek millet" Peki kim tepki göstermiş bu vurguya? Gül'ün Diyarbakır gezisi sırasında Sivil toplum kuruluşları..Demişler ki yafu niye böyle sert çıkışlar yapılıyor..Bizim kürtler olarak istediğimiz şey anadilimiz olan kürtçe eğitim..Siz böyle tek millet falan diyorsunuz sonra kürtler kendi kimliklerinin inkarı olarak görüyorlar..
Ya bi dükkanda bir tabela olsa hem türkçe hem kürtçe mesela..nolcak yani? Olum ingilizce'den geçilmiyor ya yurdumda..len bakkal bile okey diyo orrayt diyo...

**Dün biz de şirkette kızlarla geyiğini yaptık maillerle..(yanyana oturuyoruz maille geyik yapıyoruz:) yafu kuzum neler oluyor bu kuşlara?? Toplanıp toplanıp hakkın rahmetine kavuşuyor yavrucekler..Amerika'dan sonra Avrupa'lı entellektüel kuşlara da bişiler olmuş..Hayır kuşları gören yengeçler ve balıklara da olan olmuş..Sonumuz geliyor la..ben diyim size..ahanda demediler miydi 2010 marduk felan..Al sana marduk...Du bakalım...Sonumuz hayır ossunn..Dinimiz amin..

**İskoç asıllı Kanadalı romancı Jack Whyte demiş ki ; William Wallace aynı zamanda Robin Hood..Yani her ikisi de aynı şahıs...Ama olur mu ya..Bu kadarı fazla yani..Bir bedende iki efsane..Olum olurda bu kadar mı cesur olunur..Hem robin hood'um hemi de Wallace...ama yasık diil mi bize?? Girmez mi rüyaya bu??

**Ya bu yetmez tabi ama şimdi Yalıkavak'ta bulunan kenan evren caddesinin isminin değiştirilmesi için imza kampanyası başlatılmış..Ve Belediye'ye teslim edilmiş..Aslında olması gereken bu değilde..neyse....

**Diyarbakır 6.Ağır Ceza mahkemesi tarafından müebbete çarptırılan Hizbullah sanıkları ile ilgili dosya son beş yılda iki defa geri gönderilmiş..Vicdansızlar! Yahu bu adamlar 188 kişinin ölümünden sorumlu tutuluyor..188 kişi!!! Adamlar serbest..Aman gözünüzü seveyim dikkat!!

**Eyvah eyvah 2 sinemada!! İlkini çok sevenler için bu da diğeri kadar komikmiş..duyurulur...
Bi de bu akşam Beyaz Show'da filmin kadrosu olacaktır..İzlemek lazım komik olur..Kanal D'de..23.15 imiş saatide...Eee taam bu kadar..Bi sizin için izleyip anlatmadığım kaldı..

**Ve son olarak Fitbol...67 yaşında bie gazeteci amca Andrew Jennings demiş ki ; "FIFA,organize bir suç örgütüdür" Noluyor kuzum allasen..Futbol 11 kişiden oluşan ve eğer 3 büyük oynuyorsa (benim için hala 3 büyük) izlemesi zevkli olan bir koşma oyunu değil midir? Tamam FIFA büyük kocaman bir birlik..Ve evet tamam küçük paralar konuşmuyor adamlar..o da belli..de organize suç örgütü..pöhh..bilmediğimiz ne çok şey var..Bi de bu amca var ya 67 yaşındaki..ne cesur adammış he..

Umud devrim tuna..İstanbul...

6 Ocak 2011 Perşembe

5 Ocak 2011 Çarşamba


dağ başında

beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular
rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın
senin etinden, tırnağından ayrı
senin kokundan uzak

benim güzelim
benim ceylan bakışlım
benim kafamın ateşi
yüreğimdeki
mümkün mü şu anda rüzgar olmak, kuş olmak
şu anda üç dört portakal almak, getirmek sana
sana tuzlu badem
kabakçekirdeği
şu anda hiçbir şey mümkün değil
şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzağım ben
şu anda sadece yalnızlık ve kahır
hayır, güzelim
hayır, ceylan bakışlım
hayır, kafamın ateşi, hayır
hayır, yüreğimdeki
şu anda mümkün ve güzel olan tek bir şey vardır
yanarak sevmek seni

4 Ocak 2011 Salı

FAVORİM


Dışarda rüzgar tüm hırçınlığı ile esmeye devam ediyor..Dünden beri durmadı yağmur..Ben sıcak evimde ayaklarımı altıma çekmiş bir kedi gibi gözlerimi sabitlemişken açık pencereden gelen soğuk hava kendimi tamamen teslim bırakmamam için yardımcı oluyor..

Gözlerim ağlamaktan şişmiş, gözyaşlarım üstümde yakası artık nerdeyse göğüs hizama inmiş beyaz tişörtüme damlıyordu..Sıcacık ellerini hayal etsem de beni kurtaramazdı artık..Ne hasretle beklediğim sıcaklığın ne de ince uzun parmakların..

Hüzün ve sessizlik dolu bir gece...Her yerin bu kadar sessiz olması normal miydi yoksa benim kafamın bana oynadığı bir oyun mu? Evlerden gelecek bir müzik sesi ya da ne bileyim insan bağrışı duymak istedim..En sonunda alt kattaki ufak bebek acıkmış olcak ki bağırmaya başladı canhıraş..Rahatladım..Demek biraz daha var..

odada her şey yerli yerinde..odada ki ben?..olmam gereken yerde miyim? Evimde.. peki..sonra? Sonra nerelere kaçıyor düşünceler? Ne arıyorum sahi?

Dingin olmak demek huzura yakın "gibi" hissettiriyor ama farkındayım daha çok yol var..O yol kenarlarına, içimdekileri yavaş yavaş bırakıyorum yürürken..Az önce bir giysi gibi çıkarıp attığım şey onca yıl nasıl da ben zannettiğim şeydi..Yılar sonra görmek ne tuhaf..Karşımda olduğunu sandığım ben..Yüzlerce binlerce sinir hücresi gibi yüzlerce binlerce ben var sanki şimdi odanın içinde..her biri birbirinin içinde düğüm olmuş açmaya çalıştıkça kanıyor..Ama acıtmıyor..Sanırım yine aklımın oynadığı bir oyunun içindeyim..yönetmen de benim başrol oyuncusu da..Ayakçı da benim yazar da...Hayatımı yazmaya çalışırken izleyemediğim bölümlerin tekrarı yok...Özel hissetmeye çalışırken alalade olmak gibi tıpkı...

1 Ocak 2011 Cumartesi

Arzularım muayyen bir haddi aşınca

Ve sözler kulaklarıma sağırlaşınca

Bir ihtiras duyup vahşi maceralara

Çıkıyorum bulutları aşan dağlara.

Tanrıların başı gibi başları diktir,

Bu dağları saran sonsuz bir genişliktir,

Ben de katıp vücudumu bu genişliğe,

Bakıyorum aşağlarda kalan hiçliğe.

Bu dağların bir rakibi varsa rüzgârdır.

Rüzgâr burda tek başına bir hükümdardır.

Burda insan duman gibi genişler, büyür,

Bu dağlarda ıstıraplar, sevinçler büyür.

Buralarda her düşünce sona yakındır,

Burda her şey bizden uzak, «o»na yakındır.

Burda yoktur insanların düşündükleri,

Rüzgâr siler kafalardan küçüklükleri.

Yanağıma çarpar kanatlarını,

Ve anlatır mâbutların hayatlarını.

Arasıra kulağını bana verdi mi,

Ben de ona anlatırım kendi derdimi.

«Ey dağların dertlerini dinleyen rüzgâr!

Benim arık yalnız sana itimadım var.

Gelmiş gibi uzaktaki bir seyyareden

Yabancıyım bu gürültü dünyasına ben.

Etrafımın sözlerine asla aklım ermedi,

Etrafımda bana asla kulak vermedi.

Senelerden beri hâlâ anlaşamadık,

Bende kestim anlaşmaktan ümidi artık.

Gözlerimde hakikati sezen bir nurla

Etrafımı süzüyorum biraz gururla.

Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya

En büyük şey, en asîl şey küçülür burda.

Burda yalan para eden biricik iştir,

Burda her şey bir yapmacık bir gösteriştir.

Kimi coşar din uğruna geberir, yalan!

Kimi gider vatan için can verir, yalan!

Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır;

Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır.

Şairlerin büyük aşkı fânî bir kızdır,

Bu dünyada herkes sinsi herkes cılızdır.

Ne hakikî aşktan burda bir çakan vardır,

Ne de onu görse dönüp bir bakan vardır,

Her büyüklük bir cüzzam gibi dökülür burda,

En muazzam ölüm bile küçülür burda.

Benim kafam acayip bir dimağ taşıyor,

Her dakika insanlardan uzaklaşıyor

.Zaman zaman mağlûp olsam bile etime,

İnsan olmak dokunuyor haysiyetime.

Büyük, temiz bir arkadaş arıyor ruhum,

İşte rüzgâr, şimdi sana sığınıyorum!

Asaletin yeri yoktur gerçi hayatta,

En asîl şey seni buldum bu kâinatta,

Güneş gibi ne bin türlü ışığın vardır,

Ne süse, gösterişe bir baktığın vardır.

Deniz gibi muamma yok derinliğinde,

Bir ferahlık, bir saflık var serinliğinde.

Bir dev gibi küçük mızmız sesleri yersin,

Allah gibi görünmeden hüküm sürersin.

Düşmanıyım ben de cılız güzelliklerin,

Rüzgâr! Bu dağ başlarında çırpınan serin

Kanatların gökyüzünde akan bir seldir,

Bana kudret ve cesaret veren bir eldir.

Beşerlikten uzaktayım senin ülkende,

Senin gibi azamete âşıkım ben de.

İşte rüzgâr! Senin gibi ben de deliyim.

Islıklarım senin gibi inlemelidir,

Herkes beni ürpererek dinlemelidir.

Rüzgâr!

Sana, yalnız sana benzemeliyim.»

30 Aralık 2010 Perşembe


...




Bu fotografa bayıldım...hehe boğazda rakı :) anladın sen onu...

bi de bu şarkı..günlerdir kulağımda bu var...


ZORZAL

28 Aralık 2010 Salı



27 Aralık 2010 Pazartesi

24 Aralık 2010 Cuma

;;