12 Nisan 2011 Salı


**Fransa'da sokakta peçeye yasak gelmiş..Polis kadınların sokakta peçelerini çıkarmalarını istemeyecekmiş ama emniyete götürüp kimlik tespiti yapılacakmış..Sonra da 150 avro ya da Fransız vatandaşlığı dersi cezası vereceklermiş..Ülkedeki müslümanlar epey gerilmişler..Her yerde aynı sorun hımm..

**Japonya'da İkinci Dünya savaşından beri en büyük felaket sayılan depremin birinci ayında "sessizlik duruşu"yapılmış..-Bizde olsa geyiği yapcam üsgünüm- ama hakkaten bizde olsa , ya büyük bir sessizlik olur zira ses çıkaracak kimse kalmaz ülkede ya da hadi es kaza oldu kalanlar diyelim sessizliği yağmacıların küfürleri bozar!! Öyle yani..Biz böyle bir ülkede yaşıyoruz..


**Murat Belge çok güzel yazmış bugün..




Diyor ki yazının bir bölümünde Belge; ..."Burası benim"dediğiniz yerin kaç metre kare olduğundan daha önemli bir şey bilmiyorsanız,o metre kareler üstünde yaşayan insanların bu durumdan ne kadar mutlu olduğu sorusu da sizi hiç ilgilendirmez. Ama sorun bu kadar yalın değil.."Burası benim" derken, sizden olmayan birinin de orada bulunduğunu görmezden geleceksiniz..Görmezden gelemeyecek aşamalara varan bir dirençle karşılaşınca,"Burada benimle yaşayacaksın ve bundan mutlu olacaksın"diyeceksiniz. Oysa onun mutlu olmasının temel kimliğiyle,kişiliğiyle,olduğu gibi olmak.. Bir bakıma çok da basit olan bu "tanıma"yı esirgediğimiz için bir savaş yıllardır sürüyor ve can alıyor.Ama aldığı candan fazla acı yaratıyor,düşmanlık yaratıyor,sonra bir Allah'ın gününde eskaza "Haydi barışalım" dense,artık barışamayacak hale gelmiş kişiler,zihniyetler yaratıyor.Bunun sonu yok,daha doğrusu "mutlu son"u yok.Böyle bir olay,böyle bir durumun yaratılmasından birinci derecede sorumlu olanların da en istemediği sonuca gider;başka bir yere de gidemez. Ya da İshak Alaton'un mantığını,daha doğrusu çıkış noktasını benimseriz.Amacımız,hegemonyayı güçlendirmek değil hegemonyayı devreden çıkarmak olur.Bunun da -bu saatten sonra-kolay olduğunu iddia etmiyorum edemiyorum.Belki daha da zor,çünkü sağlam bir barışı kurmak,müzmin bir savaşı başlatmaktan daha güç bir iştir,her zaman. koyu renk yaptığım sözün altına imzamı atarım..Her zaman..


**Türkiye'de ilk kez yapılan bir eylemle Greenpeace "Nükleeri durdur" çağrısı yapmış. Galata Kulesi'ne projeksiyonla hem türkçe hem japonca "Kalbimiz seninle"yazısı yansıtılmış ve çeşitli animasyonlarla Erdoğan'ın deprem sonrası yaptığı açıklamalar eleştirilmiş.. Bi de kulenin üzerine "Erdoğan'ı durdur,nükleeri durdur" mesajı yansıtılmış..Ya hiç mi ders almassın hiç mi geleceğini düşünmezsin bu ülkenin ben annamıyorum ya nası bi çırpıda satılıyor bu ülke?? Sinop ve Mersin değil ki sorun..Azımıza sıçcaklar ben diyim..



**Hani bi kız vardı..İsviçre'de bir tren kazası geçirmişti..Şafak Payev..Uzun süre BM için çalıştıktan sonra (mülteciler için tek kolu ve bacağı olmadan Tahran'da çalışan bi insandan bahsediyoruz)İşte o kız CHP'de İstanbul 2.Bölge'den dördüncü sırada aday gösterilmiş..


**Hehe bunları yazarken "Anadolu'nun Kayıp Şarkıları"albümünü dinliyorum..Tesadüfe bak! İşte size bununla ilgili bi haber..Garajİstanbul,müziğin görsel sanatlar ile olan etkileşimine yer verdiği Temps D'images Festivali'nde önemli bir etkinliğe daha ev sahipliği yapıyormuş.Festival kapsamında Nezih Ünen'in yönetmenliğini yaptığı belgesel Anadolu'nun Kayıp Şarkıları yer ve zaman algısını boyutlandırarak sahnede bir derinlik sağlıyormuş..Etkinlik 16 Nisan saat 21.00'da izlenebilirmiş.. bu arada filmin fragmanını veriyorum..Bu kısacık tanıtım filmi bile bana keyif veriyor..Ben seviyorum ya topraamıı..





pamuk tarla'yi dinneyin bakın ne diyo; "işçiler para ister yola gel, patronlar sopa ister yola gel.." ehehehe..şimdi slogan atcam az kaldı..


**Amy geliyorr nabberrr?Gitcez tabi olum kaçar mı? 20 Haziran pazartesi :(...Biletler sahne önü 600 lira :)) sahne önü çevresi dedikleri golden circle 350 , normaller - ki biz gayet normal insanlarız ondan sebep burdan alcaz- 131 lira..Konsere sarhoş gitmeyen nolsun...




hadin eyvallak..

;;