25 Ekim 2010 Pazartesi


kendimi bugün eski İstanbul sokaklarında ahşap bi evde- belki samatya belki balat- hayal ediyorum...

sabah henüz çok erken..hava güzel olacak öğleye doğru ama şimdi serince...

İstanbul sokaklarında hayal ediyorum kendimi...

Ahşap bi evde otursam..Camlarını açınca serinlikle beraber ezan sesi süzülse kulaklarıma, kocaman kolçaklı kumaşı eprimiş koltuğumda hareketsiz duran ben bi sigara yaksam..Demli çayım içimi ısıtsa...Açık pencereden gelen serinliğe inat..

Evimin en sessiz ve en huzurlu halini kaçırmamış olmaktan memnun yürek daralmalarımla barışık olsam..

İstanbul'un eski sokaklarından birinde mutsuz mu , mutlu mu olduğumu çözemesem...

Telefon hiç çalmayacak olsa..Kimseyi beklemiyor olsam..Öyle koltukta bi ben..

Ayaklarım ahşap yerlere bastığımdan üşüse...Kimse ayakların üşür giy terliklerini demese..Kimsenin beni düşünmüyor olması canımı yakmasa...Bi ben otursam o kocaman kolçaklı,kumaşı eprimiş koltuğumda..

Çok sigara içsem, kimse demese bak çok öksürüyorsun bırak şu meredi diye...Ayaklarım soğuk, ağzımda sönmeyen sigaram otursam ben...

Eski İstanbul sokaklarından birinde olsam bugün...

Kimse aramasa sormasa...

;;