8 Temmuz 2010 Perşembe
biri beni durdursunn..Hayır vazgeçtim karışmayın gezcem!!
4 yorum Gönderen Umudum zaman: Perşembe, Temmuz 08, 2010Arkeoloji müzesinin serinliğini tadan bilir...Muhteşem,büyülü bir bahçe..Bahçedeki banklar da öyle..Ağaçlardan süzülen güneş parıltıları lahitlerin üzerinde kıpır kıpırdır ve inanılmaz bir huzur kaynağıdır..
Bu sene Osman Hamdi Bey'in ölümünün 100.yıldönümü imiş...Arkeoloji müzesinde bir etkinlik düzenlendi bu özel kişi için..Türkiye'nin ilk arkeoloğudur Osman Hamdi..Ve evet pek ünlü ve hakkaten şahane bir eserin yaratıcısı;
Bilirsiniz Osman Hamdi bey aynı zamanda benim de tez konum olan Nemrut'da arkeolojik kazıları başlatan zat-ı muhteremdir..Tezi hazırlarken çok heyecanlanmış ve hayranlık duymuştum..Hem Osman Hamdi bey'e hem de Kommagene kralı Antiochos'a...
Ama gidememiştim Adıyaman'a..Hala içimde derttir..:(
Fotografları çok hevesle çektim..


O gece Tuluyhan Uğurlu'nun konseri vardı müzede..Yani Piyano...
Ama piyanoya keman,ney,yaylı tambur ve daha bi sürü enstrümanda eşlik etti..Çok keyif aldım ben..
Çanakkale'deki öğrencilik yıllarıma,okuluma,İzmir Bayraklı kazısına gittim geldim..
Hocam teşekkürü bi borç biliriz...Öpüyorum sizi..
*************************************
Etiketler: Arkeoloji müzesi, ben, mey içki, Osman Hamdi bey, rakı, şirinim, Tuluyhan uğurlu
20 Mayıs 2010 Perşembe
Her insanın bir öyküsü vardır ama her insanın bir şiiri yoktur...Ö.Asaf..
0 yorum Gönderen Umudum zaman: Perşembe, Mayıs 20, 2010Yeşilin her tonunun olduğu bir yer burası...Esen rüzgar üşütmekten ziyade haz veriyor bedenime! Rüzgarın sesi ile karışan acıklı viyalonsel sesi tuhaf bir sükunete sebep!
Çıplak bacaklarıma örttüğüm battaniyede ki rengarenkliğe inat gözümün gördüğü sadece yeşil...
Arada yüzünü utangaç bir kız çocuğu gibi gösteren güneş tıpkı hayatta olduğu gibi bazen güzel şeylerin de olabileceğinin umudu...
Ahşap iskelenin üzerinde tek tük insanlar..Sanıyorum onlarda sadece "durmak" için burdalar...
Henüz hayattaki ilk yılını tamamlayamamış gün sayan melek bile artık oksijen çarpmasından mıdır , durmanın zevkini keşfettiğinden midir sesini çıkarmadan babasının güvenli kollarında poz verdi,"gık" demedi inanamazsınız! :)
Bulutlar ayrı bir terane zaten..Yağmur yüklü olanlarla , "dağılın olumm bahar bitecek nerdeyse geçti sizin fiyakanız" diyenler sürekli didişme halindeler..
Biz hepsini kabullendik...
Önemli olan neye benzedikleri..Bazen kanatlı bir fok , bazen de bir japoncuk balıkçık...
Burda , şu anda tek derdimiz bu...
An itibariyle (antibiyotik diil doğru okuyunuz :)))) okuyamayanlar oldu zira.....(ehe)güneş galip..Sırtımı ısıtıyor tatlı tatlı...Burnumun ucunda missler gibi bir koku...Ben duruyorum...Uzun zaman sonra durabiliyorum...Mutluyum!
LUNA
Kafamda günlerdir dönen Özdemir Asaf şiiri..İsmi Yön..
"Sen bana bakma
Ben senin baktığın yönde olurum..."
Öyle işte..Başka nasıl anlatılır??
Sizin var mı bir şiiriniz??
Sevgiyle...
Etiketler: gitmek, özdemir asaf, rakı
22 Şubat 2010 Pazartesi
Bu haftasonu planladığım ufak yolculuğumu işlerin yoğunluğu sebebiyle bir hafta ertelemek zorunda kaldım..Olsundu..Mutlu olmak için uzaklara gitmem gerekmiyordu. (Avutuyorum kendimi bozmayınız lütfen) Hem Mart daha güzel bi aydı seyahat için..(hala avutuyorum evet :)
Hastasonu yine sokaklarda geçti :)
Şirin cumartesi sabahı anneannesine kahvaltıya giderken..Halinden pek memnun görünmüyor dimi? Sabah mahmurluğu diyelim..
Sonra keyfi yerine geldi ama..Pikniğe gittik,ağaçlara tırmantık (bize deli bunlar diyenler oldu bozmadık hiç kendimizi ama biz:)
Şirin ağaca sarılıyor evet,sevdik ağacı benden öğrendi ağaca sarılmayı..:) Ehe ehe..
Oturduk piknik yaptık,kedileri besledik keyfimiz iyice yerine geldi..Çimlerde yuvarlanırken bu da..Pek romantiğiz dimi? :))
Cumartesi bol temiz hava bol kahkahalı geçti günümüz..






