28 Mart 2012 Çarşamba



Şirinella ile tiyatro günümüzdü bugün..Keloğlan Keleşoğlan adlı oyuna gittik..Ulus'daki Küçük Tiyatro'daydı oyun..Oyunu Ulviye Karaca yazıp yönetmiş..Devlet tiyatrolarının internet sitesinde oyunun konusu kısaca şöyle verilmiş;
"Sıradan bir hayatın içinden çıkıp birden sıra dışı olaylar yaşamaya başlayan Keloğlan’ın hayata ve olaylara bakışı değişir, kendi içindeki dinamikleri fark eder. Artık o eski tembel Keloğlan gitmiş yerine kendine güvenen, aklını kullanan ve insanları olumlu yönde etkileyen bambaşka bir Keloğlan gelmiştir."
BURDAN
siteye ulaşabilirsiniz..

Ben bayılıyorum Devlet Tiyatrosu çocuk oyunlarına..Çocuk oyunu nassaa amann demiyorlar ışık-ses-kostümler şahane oluyor..İzlemek çok keyifli..Çocuğunla izlemek ayrı bir keyif tabi..
Daha öncede Benim tatlı meleğim ile Narnia Günlüklerine ve Müjdat Gezen sahnesindeki Kırmızı Başlıklı Kız oyununa gitmiştik ama şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim ki özel tiyatrolar Devlet tiyatrolarının yanından bile geçemez..Bir hafta on gün önce biletlerinizi alın ve devlet tiyatrolarına götürün çocuklarınızı..Bilet demişken ciddi ciddi bilet kalmıyor o yüzden dediğim gibi bilet işini en az bi on gün önceden halledin..

Bu arada Ankara’da düzenlenen
“Küçük Hanımlar Küçük Beyler Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali" (link var yine) nisan ayında başlıyor..Ben bugün sordum festival kitapçığı sordum ama henüz dağıtılmamış..

Tiyatro oyununu izledikten sonra dışarı çıkınca kimi gördük biliyor musunuz bu arada? Keloğlan'ı! :)) ehehe..Oyunun bi kısmında kafasındaki başlığı çıkarıyor ve aslında sırma saçları olan devlet tiyatrosu sanatçısını görebiliyorsun..Dışarda görünce Şirin'i dürtüp sordum bak bu kim biliyor musun?? aa dedi keloğlann..saçlarından tanıdımmm :))

Sonra hava çok soğuktu koşa koşa evimize döndük..Şimdi mısır patlatıp 101 dalmaçyalı'yı izliciz..


0 yorum: