27 Kasım 2011 Pazar

küçüğüm..

sırtımdaki dikişler sızlıyor arada..soğuktan zannediyordum ama değil biliyorum..

baba gülüne su ver unutma..
baba kapıyı kapatma..

Düğün...ve cenaze...




------------------------------------------------------------------------------------

ağlarım seve seve
inlerim seve seve
yeter ki aşk olsun katlanırım...



Güzel gözlü çocuğum biliyorum canın yanıyor..Geçtiğimiz yollar senin önünde uzanıyor..Keşke elimden bişey gelebilse,çok mutlu olabilseniz..Yaşamadan öğrenilmiyor çocuğum..Yanımda boş bir çuval gibi oturuyorsun..keşke içini güllerle doldurabilsem..elimden gelmez ki..yaşama sevincini tutsam kolundan, gel buraya otur yamacına izle alabildiğine bak bu aşk desem..dünya çok boktan zaten sen buldun o muhteşem şeyi hadi bakalım şımarıklık etme dünya anlamaz desem?
üzülmene katlanamıyorum..elimden bişi gelse keşke..

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Gene sıradan bir pazar günü hayatımda ki 2 önemli bayanla (annem ve ablam) güzel bir sabah kahvaltısı yaptık:)hayatımda ki saçma boşlukları değerli insanlarla doldurmaya çabalamaya başladığımda hemen önümde bazı engeller çıkıyor..Engelin kendim olduğunu ve basiti zor'a çevirme gibi bi özelliğim olduğunu daha çocukken keşfetmiştim..Hayat denen zaman ve mekandan oluşan komple bi boşlukta savrulup giden gözyaşlarıma artık boş tenekeler tutuyorum çünkü anca doldura bilceğini düşünüyorum..Mutlu olmak mı? Mutluluk kaç harf 8 mi? Hayır!!Mutluluk kainatın içinde yüzen ve her insana en az birkere değen boktan bi madde..Sokakta ki boku ne kadar eşelersen okadar kokar..Bırak bok kurusun ve havaya karışsın..Ciğerlerimize neler solumuyoruz ki zaten?? Hayalkırıklığı,Aşk, üzüntü,duman olabilir mi acep ???

Umudum dedi ki...

vay be! küçüğüm büyümüş!!