18 Kasım 2010 Perşembe

şımşım ben..
























Tolgi'nin falıııı...

















Moda parkında sırnaşık kedi..






Moda parkında kış...







Moda parkında uyuyan lokum..



























"Biz burdayız kızım" demişti Tolga o akşam..Sonra da üçümüz kocaman sarılmıştık birbirimize..



Güzel bir gün geçirdik hep beraber..."Dememiş miydim kızım biz burdayız diye sana" diye hatırlattı Tolga...Gökçe'nin gururlu gözleri sevgilisinde,bir eli benim elimin üzerindeydi..



Seviyorum huleynn..

bi de tolga bugün fall baktırdıı,tol-gaaa fal baktırdıııı..ehe..

17 Kasım 2010 Çarşamba























Bugün Ahmet Altan Taraf'ta çok güzel yazmış..

HAYAT NEDİR?

Bütün bir gündür rüyamda gördüğüm "özgür"isimli kişiyi düşünüyorum.Hem de kim biliyor musunuz? Çok güzel hareketler bunlar'daki çocuk var ya -ismi aslında eser'miş ama benim rüyamda ismi Özgür..-saçma evet ama rüya bu-Rüyama girmiş,tanımam etmem.Çanakkale'deydik..Bir sürü insan daha.Karışık bir rüya anlattırmayın..Ama şimdi farkettim Özgür aslında bir kişiyi ifade etmiyor rüyamda o bir durumu ifade ediyor."Özgür" işte anlasana.Sanırım kısa bir tatile çıkmalıyım..Nereye gideceğimi bilmiyorum..Ama trenle gitmek istediğime eminim..Öylesi daha özgür gibi..

Kitap çok iyi gidiyor..

Müthiş zamanlama!!

İnanmayı seviyorum..Ve ismimi..UMUD..

Gelecek günler kimbilir ne heyecanlı ve mutlu zamanlara gebe!

İşte olmak istediğim insan!

Temiz bir uykuyu hakettim bugün..

tatlı rüyalar..(Rüyamdaki Özgür tanıdığım Özgür'ler içinde en tatlı olanıydı.İsmi eser olsa bile..Demeden edemedim)

16.11.2010

14 Kasım 2010 Pazar

Dua et..


Sanki Tanrı gerçekten sorduğum sorulara yanıt veriyor gibi yada en azından cevapları bulmamı sağlıyor..Her an,her nefesimde yanımda olduğunu hissettirdiğin için teşekkürler...

Ye,Dua et,Sev kitabından;(biliyor musunuz filminden çok daha derin bir kitap bu..ve bana şimdi çok iyi geldi)

"...Saygılı aklı başında ve makul bir şekilde, her zaman belirgin olan uyuşmazlıklarımızı küçülten mantıklı bir planla "yeniden deneme" konusunu tartışıyorduk..Bunu çözmeye kendimizi fazlasıyla adamıştık.Çünkü,birbirine delicesine aşık olan iki insan nasıl olurda mutlu sona eremezdi?Bu işe yaramalıydı.Yaramadı mı?Yepyeni umutlarla yeniden bir araya gelerek,birkaç çılgıncasına mutlu gün yaşıyorduk.Hatta bazen haftalar.Fakat nihayetinde David benden bir kez daha uzaklaşırdı ve ben ona bağımlı hale gelirdim (ya da ben ona bağımlı hale gelirdim ve o uzaklaşırdı;hangisinin diğerini tetiklediğini asla çözemedik) ve sonunda ben perişan,o yine gitmiş olurdu.."(sayfa;42)

Yanıt gibi di mi?

Evim ne kadar da sessiz..Ve bu nasıl güzel!

Koltukta beyaz battaniyem ayaklarımı örterken yanıbaşımda masa lambası sadece kitabımı aydınlatıyor.Pc ayak ucumda.O kadar sakin bir uykudaki.

Evim ne kadar da sessiz..Ve bu nasıl huzurlu!

Bu gece uzun zaman sonra Tanrı'ya tekrar şükrediyorum.
Beni iyileştirmeye başladığı için...

Evim de o kadar hareket yok ki..

Ve bu o kadar...

kendini duyabilmek için yalnız olmak sanırım en doğru yol..Bu yolu seviyorum..

13 Kasım 2010 Cumartesi



Meksikalı filmini izliyorum..


Filmin sonlarına doğru Samantha bir soru soruyor..İki insan birbirlerini seviyorsa ama bir türlü anlaşamıyorlarsa ne zaman "yeter" dersin? Jerry hiç düşünmeden cevaplıyor.."Hiçbir zaman"


Samantha'nın yüzündeki gülücük her şeye değer kıvamında...


Romantik olmaya devam ediyorum...


Yapacak bişi yok... :)


12 Kasım 2010 Cuma

Tamam burdayım..

Gevende dinliyorum...Daha önce onlardan bahsetmiştim size..Bakın videosu burda..


Timsah.com

sabah çok geç uyandık..Evden tam çıkcaz zor güç...Pc nin mama kabı ilişti gözüme..boş..Dedim günah akşama kadar beklemesin mamasını koydum kabına...Kapıdan kaçması meşhur ya pc'nin..Acık aralık buldu mu yallah atıyor kendini artık allah ne verdiyse , aşşa kat yukarı kat...

Ben mamayı verdim ya rahatım kaçmaz nassaa aç ya..bokuma kaçmaz..anam bi baktım mama kabı yerinde...içi mama dolu..pc yok!!! Ya servisim kaçacak yaaaaa...İndik aşşaa çıkış kapısı kapalı oh çok şükür en azından site halkına madara olmicaz..Ahanda bodruma iniyor..İndii..Dur ben yakalarım onu orda..Şirin bitanecim sen kıpırdama kal orda, anne şimdi pc yi alıp gelcek..Bodrum dediğim yer kocaman bir alan..Daire olcakmış çok altta kalmış olamamış...Kapısız geniş daireye girdiğimde 6 inşaat işçisi ve ben gözgöze geldik..6 siyah boxerlı adam ve ben.. ve bilinmez bi yerde pc...aa bunlar evin dış cephesini yapan emekçiler...burasımıymış onların evi meğersem?Adamları iş üstünde bastım..Tam pantolonların çıktığı ama çorapların ayaklarda olduğu o an..Sanırım bi kaç saniye sürdü kendimize gelmemiz..Ben bişiler geveledim...pc dedim..kaçtı dedim..pardon rahatsız ettim dedim..Birinden bacım noldu diye tiz bi ses geldi...cevap verecek durumda değildim arkamı döndüm merdivenleri beşer beşer çıktım..O sırada henüz siyah boxerı pantolonunun içinde olan aşağıya üstünü değiştirmek için davranan bi arkadaşlarına rastladım..kedimiz kaçmıştı diyebildim..dur sen abla ben bakarım dedi..Ne bilsin olanlar oldu daha 5 dakka önce....

yoruldum yazcam birazdan..siz gevendeyi dinleyin az..



Neden böyle oluyor ki? Yani 1 kadın 6 insaat işçisi arkadaşımızla hangi koşullarda bir araya gelir..Üstelik boxerli 6 inşaat işçisiyle!!?? O kadın benim evet , bildiniz...Zor olmadı dimi? Yani ben işte ya..Ben varsam hiçbişey çok da şaşırtıcı değil..İyi bişi değil bu..Biliyorum..Allam sen beni koru yarebbim!

Dün öğlenden beri bişi yememiştim..Gökçe'mi gördük dün akşam..Tüli ile gittik..İyi oldu..Ona da bize de..ama hastaneye git ordan eve dön felan aç kalmışım..yatınca anladım...üşendim de yapmaya..az önce bişiler tıkındım karnım tok...aç aslan yazamıyor.. şimdi bi de tütüne gitcem..sonra bir lustral alcam ki hayatıma normal seyrinde devam edebileyim..şirket doktorumuz pek sevdiğimiz zat Erdal bey'e ikiye çıkartcam dedim usulca..korkutmadan..Kocaman açtı göslerini bana..Hayır Umud hanım'cım olmaz dedi..Hem siz güçlü kadınsınızdır ne gereği var didi..Güçlü kadın didi bana..Ühühüüüüğğ güçlü kadın didi...neyse bişiler bişiler velhasıl 1 dane yeterliymiş..Gerisi hırpalarmış bünyeyi..eh dedim...yazgıda ne varsa yaşicaz..eyvallah..

öyle işte..bi ineyim aşşa..gelcem,anlatcam birazdan..Siz boxerlı 6 inşaat işçisinde kaldınız di miğ?

Kalınız orda..kıpraşmayınız...anlatcam du sabret!

11 Kasım 2010 Perşembe

"Sevgiliniz kilo alıyorsa onun günde 5 km yürümesini sağlayın, 1 ay sonra sizden 150 km uzakta olacaktır."


İnsanın gerçekten ciğeri kanarmış..

10 Kasım 2010 Çarşamba


pc canım pc..kuzum pc..ne hale geldin bizim elimizde..

Son bi haftadır pc arada banyoda paspasın üstüne yada küvete kaka yapıyor..bi de bu sabah ilk kez çiş..

Diyorum ki canım hayvanım benden o kadar etkilendi ki psikolojisi bozuldu..beni böyle görüyor da yapıyor bu..bi içleniyorum bi içleniyorum..konuşuyorum dur annem sakin ol geçecek felan...!!

Şirinella bile artık çıldırmış gibi sevmiyor...Benim gazabımdan korkuyor zahir...Ya da o da acıdı bana :)

neyse ne işte...Bu sabah banyoda aynanın karşısındayım..şiş gözlerim ve ben...Pc geldi...ama nasıl miyavlıyor..dedim bu kız mart gelmeden coştu..eyvahlar olsun...

Küvete girdi...Allahh bi baktım bu usulca pozisyonu aldı ; kaka yapıyorrr!!!

Ne yapcamı şaşırdım bi hişy pişt yaptım aldım sonra elime...Sen misin alan?? Uygun yer bulup füzeyi salmaya başlayan pc nin kakaları havalarda....sen de şirin'in pijamasında ben diyim benim avuçlarımda.. :)) Küçücük banyo , pijaması kaka olmuş ama kahkahalar atan bir kız çocuğu ve ağlasa mı gülse mi bilemeyen şiş gözlü bir kadın...

dedim tamam olacak gibi değil..Bu akşam Bertuğ yolları göründü bize..Neler oluyor yafuu?

Sonra temizlendik çıktık banyodan..Bi de üçümüz beraber hareket ediyoruz niyeyse???

Tam çıkcaz evden.Pc yine miyav, miyauuvvvvvv hatta....Ulen du bakim...Bu kedicağzın kum kabı ayakkabı dolabının üstüne..kedicağzın oraya ulaşması için her yol açık mı?? Anaaaaa!!! Allah'ım ben iyi bir kedi sahibi değil miyim??? Yollar kapalı...Çıkabileceği tek yer,çamaşır makinesinin üstünde ufacık pc min tütücük totosuna yer yok..

Ve benim akıllı kedim kum kabına ulaşamadığı için en uygun yeri banyo olarak seçmiş....

Ve ta ki şiş gözlü annesi tam iş üstündeyken onu havaya kaldırana kadar herşey de -nispeten-yolundaymış...

Özür dilerim pc...

Özür dilerim Şirin...

ve özür Gökçem...üç gündür kafa patlatıyoz :)

bu hareketli sabah için...Aman fena mı güldük iki damla işte...

Bunu dinlemeden geçerseniz yazık olur...

Ne güzel şeyler yapıyor insanlar...

Sevgili Sinem umarım blogumda sana sormadan yayınlamama kızmazsın...

http://sanatnotlari.blogspot.com/

9 Kasım 2010 Salı

**Ferhat ananemi görmüş rüyasında..Geldi bi heves yanıma...Güzeldi gülüyordu dedi..Gözlerim ışıl ışıl dinledim rüyayı...Geri gelmiş meğersem..rüya işte..gitti giden..

**İçimde kalanların her biri bir hayat sanki..Yaşayamadığım hayatlarım...

**Dünü,bugünü,yarını sorgulasam? Kendimi sorgulayacak kadar gücüm yok...

**Unutmak,olmamış hayatını sonlandırmak değil de ne?

**Her bişeyi bi kenara bırak bu pişmanlık en ağır yükmüş..

**Çok yaralananlar kulübünün tüm koltuklarını ben satın aldım...Sizi başka bir salona alalım bi zahmet..

**Pek melankolik geldi di mi? Aslında tam öyle değil...Mutluluklar da geçiriyorum içimden ,yüzümün güldüğü de oluyor...Ananemin küfürlerini hatırlıyorum sık sık..Berin geçen gün bişey hatırladı ; "Sıyrık" derdi ananem...Sıyrık ne de güzel anlatıyor tek hamlede!

**Pc bile daha merhametli bu günlerde..Hep hırhır peşim sıra sevmeye çabalıyor beni..Ellerimde tırnak izleri yok şu aralar..Hepsi başka yerde..

**Mutsuz şarkılar dinlemek istemiyorum...Bana mutlu şarkıları hatırlatın..Ama o kadar azlar ki onlarda..Neden herkes hayal kırıklıklarını anlatmak için yarışıyor?

**Bir kadın ne zaman çıplak kalır aslında? Hımm Gökçem?? Dün sordun ya..Biliyor musun sanırım gerçekten kendinleyken o kadar çıplak kalmalı insan...O hal üstündeki kat kat giysiyle ilgili değil..



8 Kasım 2010 Pazartesi



Daha bugün Edo dedi ; "arkadaşlar;seçtiğiniz kardeşlerinizdir" diye..

Bu zor zamanlarda vefalı kardeşlerim yanımda olduğunuz için sizi seviyorum..Hepinizi tek tek...

Eyvallah...

28 Ekim 2010 Perşembe



Tamamm tamamm pes!!

Salak ve mutlu olma teklifinizi kabul ediyorum..

alayım şimdi iç huzurunu...sen de tut şu beyni..yeni çıkarttım daha dikkat et kayar...Yaw ne diyorum ben sana?? Al işte..bi beyni tutmaktan acize emanet ettiğim şeye bak...

Şimdi nasıl hissedeceğim? Düşünmeden hissedeceğim demek..Anladım..Hadi bakalım..Düşünmeden nasıl oluyor ki?? Mutlu mu oluyor?? Hımm..E iyi madem..Amaç da buydu zaten di mi ama??

cıızztttt!!!

27 Ekim 2010 Çarşamba



nasıl incinmiş bi şarkı , nasıl kırık nasıl dökük...O sebepten uzak durmak lazım aslında..Kendine güvenmeyen yanaşmasın..Yalnızlar! (her anlamda) lafım size...


Eski günleri unutalım mı??


Baştan başlayabilenlere..."Nasılsın?" diye sormaya cesareti olanlara...


Gel diyenlere , git diyenlere...Gel-git'lilere..


Afiyetle dinleyiniz..


Sözler Hüsnü Arkan ve ses de...






ay nerde dogsa oradaydik
dallarda zerdali cicekleri
savrulup gider ruzgar esince
butun bir bahar boyle gecti

anlardim aklindan gecenleri
sustukca konustuk sanki
sevdaymis yine bu icimizde
yillardir uyuyan diri

sessizlik sensin geceleri
fincana kahve koydum gel
bugun seytana uydum gel
ay dogdu dagin ustunden
dallarda beyaz cicekler

boyandim gecenin karasina
artik kimse kiramaz beni
o kül gibi deniz,o sessiz kız
kayıp bir sandala binip gitti
ne sen soyledin derdini
ne ben sevdigime inandim
unut gecen eski gunleri
bunca yil sonra nasilsin?

anlardim aklindan gecenleri
sustukca konustuk sanki
sevdaymis meger bu icimizde
yillardir uyuyan diri
sessizlik sensin geceleri

fincana kahve koydum gel
bugun seytana uydum gel
ay dogdu dagin ustunden
dallarda beyaz cicekler


ben bu dünyada;

*en çok ağzından çıkanı kulağı duymayan
*sokaklarda dili yerde gezen (neden bi düşün?)
*söylediği sözü yiyen

insanım...

kızgınım kendime...

al sana bi örnek..lafa bak;"Aldığım kararları uygulayabilme lüksünü bi nikotin bağımlılığına satmam.." pöhhhh!!!!

http://umuddevrimtuna.blogspot.com/2010/04/isszlklarn-kesistirdigi-ruhlar-barnda.html

26 Ekim 2010 Salı

sen bir bir incelemiştin

benle geleceğinin artısını eksisini yar

ben hesap yapmadım

çünkü bilirdim sensiz geçen dakikam zarar

yar.. yar..

o nasıl hesaptı yar

bir eksiği artılara çarp...eksi sonuçlar..

yar.. yar..

bana uymuyor bu hesaplar

iki olumsuzluktan çıkan olumluluklar

gözlerin gözlerime dokunsa gördüğüm anlamlanırdı..

sözlerin sözlerimi okşasa dediğim nakışlanırdı..

yar.. yar...

ne zaman gördüysem seni yar

yürek salıncaklarda uçar

göklere konar

yar... yar...

ne zaman düşünsem seni yar

yürek alır başını çıkar

mavilik toplar..

sen toplayıp çıkarmıştın

benimle bir yaşamın girdisini cıktısını yar

ben hesap yapmadım

çünkü bilirdim

sen yoksan ben külliyen zarar

yar... yar...

şimdi denkleşmekte hesaplar

sen kardan etmektesin zarar

ben zarardan kar..

yar...yar...yıllar sonra tuttum izanlar

ne bende zarar ne sen de kar

elde sıfır var..

yollarım yollarına baglansa

kaf dağlarını aşardım

kollarım kollarına dolansa

dünyaları kucaklardım..

yar.. yar...

ne zaman gördüysem seni yar

yürek salıncaklarda uçar

göklere konar

yar... yar...

ne zaman düşünsem seni yar

yürek alır başını çıkar

mavilik toplar..

25 Ekim 2010 Pazartesi


kendimi bugün eski İstanbul sokaklarında ahşap bi evde- belki samatya belki balat- hayal ediyorum...

sabah henüz çok erken..hava güzel olacak öğleye doğru ama şimdi serince...

İstanbul sokaklarında hayal ediyorum kendimi...

Ahşap bi evde otursam..Camlarını açınca serinlikle beraber ezan sesi süzülse kulaklarıma, kocaman kolçaklı kumaşı eprimiş koltuğumda hareketsiz duran ben bi sigara yaksam..Demli çayım içimi ısıtsa...Açık pencereden gelen serinliğe inat..

Evimin en sessiz ve en huzurlu halini kaçırmamış olmaktan memnun yürek daralmalarımla barışık olsam..

İstanbul'un eski sokaklarından birinde mutsuz mu , mutlu mu olduğumu çözemesem...

Telefon hiç çalmayacak olsa..Kimseyi beklemiyor olsam..Öyle koltukta bi ben..

Ayaklarım ahşap yerlere bastığımdan üşüse...Kimse ayakların üşür giy terliklerini demese..Kimsenin beni düşünmüyor olması canımı yakmasa...Bi ben otursam o kocaman kolçaklı,kumaşı eprimiş koltuğumda..

Çok sigara içsem, kimse demese bak çok öksürüyorsun bırak şu meredi diye...Ayaklarım soğuk, ağzımda sönmeyen sigaram otursam ben...

Eski İstanbul sokaklarından birinde olsam bugün...

Kimse aramasa sormasa...

22 Ekim 2010 Cuma


sevdiğime;


seni yerlerde göklerde bulamazlarken...
bende gizli olduğunu sezenler olmuş...
dumlu dumluymuşsun yüreğimde..
kımıl kımılmışsın bileklerimde...

domur domur ter ışıl ışıl fer
ellerimde gözbebeğimde..

aramızda dağlar yollar yıllar var iken...
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş...
sargın yaprakmışım dallarına
yangın toprakmışım yağmurlarına...

türkü olmuşsun...
umudummuşsun
sevdama yarınlarıma...

;;