18 Şubat 2012 Cumartesi


14 Şubat 2012 Salı

CEMAL SÜREYA

9 Şubat 2012 Perşembe


Gece olmuş, beklerken her şeyini;

mutluluğunu endişe ile harmanlayan o his...bırakmayacak peşini bilirsin,bilirsin de, sen de istemezsin zaten ayrılmak ondan..

soğuktur hava buzdur hatta..Evinde, ayakların çıplak yün battaniyenin altında..üzülürsün sobanın yokluğuna,olsa dersin,mavi çaydanlıkta sıcacık bir çay ben de demlerdim o'na..

mutluluktan çıldırmak olur sıfatın..gözlerin su yeşili derken bir kez daha bir kez daha aşık olur bi kez daha endişe ile harmanlanan o his canlanır içinde..Yine deli divane aşıkların anlamlandırılamaz endişelerini en derinde anlarsın..

Havada kar olduğundan değildir üşümen..Deli divane olduğun yanında değildir ve sen yalnız,aşık bir kadınsındır,incecik bir kadın sesinden bu şarkıyı dinliyorsundur üşümen bundandır..Çıplak ayakların birbirine biraz daha sokulur..o gelene kadar..

Kimsenin mutlu olmasını istemediğin kadar çok istersin de mutlu olmasını, nasıl da korkarsın sensiz mutluluğun keşfine varacağından belki bir vakit..Aşıkların endişeleri derken dudaklarında belli belirsiz bir tebessüm uyanıverir..Sonra kendine bile hatırlatmaktan çekinerek sönüverir korkak tebessüm..

beklersin işte tüm bunları düşünerek..




Enbed kodu yok ama videonun..youtubedan izle seçeneği sizi videoya ulaştırır!


8 Şubat 2012 Çarşamba



Benim için anlamı çok büyük şarkılarından biri ile anmak istedim ustayı..

30 Ocak 2012 Pazartesi



Az evvel kapattım televizyonu..içinden çıkardım dvd'yi..Kutusuna koydum..Bunları yaparken görmüyor hala Beethoven'ın olağanüstü, bu sebepten tanrısal notalarını duyuyordum..

Bir filmi çarpıcı bulmam için başından sonuna nefessiz izlemem gerekmiyor..Bu filmde öyle oldu en azından.."Copying Beethoven"

Gözyaşlarımı tutamadım 9. senfoni prömiyeri'ni izlerken..Çok etkilendim..Bir insanın -Beethoven bile olsa- güven duygusuna ne kadar ihtiyacı olduğunu bazen bir insanın sizin için sadece bedenden ibaret değil hem göz hem kalp hem ruh hem de ses olabileceğini bi kez daha farkettim..

O sahnenin finalinde Beethoven alkış kıyameti duymuyor-duyamıyor ta ki Anna kolundan tutup çevirene kadar yüzünü seyirciye..Senfoninin bitip sadece Beethoven'ın nefes alış verişlerini duyduğum o an sanki o salondayım..Beethoven'ın sırtı dönük bana, az önce yaşadığım şeyin; duyduklarımı tanımlamamım izahı yok..Sadece sırtı bana dönük olan tanrının sesi..Nefes alıp verişi..

Olağanüstü'den başka sıfat gelmiyor hem eserlerini hem de hissettirdiklerini tanımlamak için..

Beethoven kaba ve bencil bir takım davranışlar sergiliyor film boyunca ancak aslında gerçekten ne demek istediğini anlayabildiğinde son sahnedeki Anna gibi tıpkı ufak bir odadan dışarı çıkıyorsunuz,doğa kucaklıyor sizi ve siz tanrının sesini duyabiliyorsunuz doğanın içinden geçerken!

Tam anlamıyla sağır olduktan sonra (1917), Ludwig besteliyor 9.senfoniyi..Tıpkı onun dediği gibi;

- tanrı, sizin kulağınıza fısıldıyor ama benimkine bağırıyor!

Ve etkileyici bir ayrıntı daha filmin içinde; Beethoven'ın kapı komşusu yaşlı kadın sessizliğin tadını çıkarıyordur zira Ludwig evinde değildir, doğayı dinlemeye gitmiştir..Anna yaşlı kadınla karşılaşır koridorda..Yaşlı kadına "sessizliğe ihtiyaç duyuyorsanız neden taşınmıyorsunuz burdan" diye sorar .Yaşlı kadın 7.senfoniyi mırıldanır ve der ki "ben Beethoven'ın kapı komşusuyum herkesten önce duyuyorum bestelerini..Bundan daha özel ne olabilir benim için.."

Beklentilerimiz, ihtiyaç duyduklarımız karşısında bazen hiç birşeydir..Ve bunu anlayabildiğimizde, tıpkı yaşlı kadın gibi ,zevk alıyoruzdur artık hayattan..her şey tam anlamıyla istediğimiz gibi olmasa da..

Sanırım bu yazıda oyuncular-oyunculuklar ile ilgili bişi yazmayacağım zira Beethoven'ı anlamak şu an için en önemlisi...


28 Ocak 2012 Cumartesi

27 Ocak 2012 Cuma



Şimdik arkidişler bu şahane şeyi bizzat ben kendim yaptım..pek şaane pek hafif pek afilli bi yemektir kendileri..

iki kerevizi soy ve rendele..
bi adet sıkılmış suyu çıkarılmış limonla ovala
ki kararmasın kerevizlerrr..

sonna mayonez ve süzzzzme yoğurdu ekle,

sonna bi portakal orda kal'ın kabunklarını rendele..

suyunu da ekle hatta..

ceviz seviyorsan onun da içini ekle..

sonna portakalları 2 cm gibi yuvarlak yuvarlak kes..

ufancık bi kaseye koy kereviz karışımını..portakal dilimlerinin üzerlerine ters çevir.bi ipuncu kaseyi her seferinde su ile ıslat ki yapıştırma kereviz karışımını..

en nihayet üzerlerini dereotu ile süsle..

afiyet bal şekerrrr...

26 Ocak 2012 Perşembe







resim kaynak; http://www.pattismith.net/

25 Ocak 2012 Çarşamba




































































23 Ocak 2012 Pazartesi


KAR ile sirisko

güneş



kollarım
güneş
gibi

sıcak ve dalga dalga yakıyor...

kendi bedenime nasıl dokunulmaz bilmediğimden en çok ben yanıyorum..

güneşin hayat kaynağı olmasının dışında "biraz" yaklaştığında neler yapabileceğini öğrettiler bize coğrafya derslerinde..


Güneşi içimde taşıyorum..koymuyor..




22 Ocak 2012 Pazar

20 Ocak 2012 Cuma

19 Ocak 2012 Perşembe














ben elbette orjinalinden bahsediyorum ama bunun sizi yerlere yatırmayacağını kimse söyleyemez!!!



AMAAA BU VİDEO VARYAAA SANIRIM BAYİLİCİMM GÜLMEKTENN!!!!

18 Ocak 2012 Çarşamba
































16 Ocak 2012 Pazartesi

;;