30 Ekim 2011 Pazar

















29 Ekim 2011 Cumartesi

yazmıyordum...

artık yazcam...


neler yaptım?

Uçurtma avcısı'nı okudum Khaled Hosseini'nin..Ağladım çok pis sonunda.


Almodovar filmi izledim,Volver'i..Çok sevdim,çok güseldi..en güzeli penelope cruz'du..Hastasıyım..Esprili bir kadın filmiydi..rengarenk..


Vouge'a gittim ayıptır demesi..deniz mahsülleri spagetti yidim yine..napim?çok sefiyorum..

Şirine kreşe başladı..İlk iki gün uçarak gitti baktı sonna devamı gelcek mızmızlandı..


burası işte;

http://www.aydinkres.com.tr/

çok güzel bi okul..Bahçesi falan kovacan..Bi de okulun önünde kıpkırmızı bi vosvos var..Bahçesinde yani..Süs yapmışlar,öyle şeker ki..Şirinin en sevdiği arabadır vosvos..Tesadüf işte..

Evime internet bağlattım..Wınn vardı ama o kadar yavaş ki..İğrençç!Telefon kablosunu kesmiştim işgüzarlık yapıp ptt
den gelen abi eline sağlık ne güzel kesmişsin diye kızdı bana..hiç sesimi çıkarmadım..sessizce başımı öne eğip ağlak gözlerle baktım o'na..hızlarına hayran kalmamak mümkün diil..aynı gün sabah başvurdum akşamüstü internet açılmıştı..enteresan bittabi..tebriks..

kalecik karası üzümünden hiç şarap tatmamıştım..güzelmiş..

saçlarım uzadı azcık..çok uzatmicam ama acık daha uzatcam..

hep film aldığım dvd'ciye her üç filmden birinde saydırıyodum..len hep mi yannış çıkar filmler yafu?Artık orda kontrol ettirmeyi akıl ettim de daha az küfür ediyorum..te allam ya!!


diz üstünde gri yün çorap aldım kendime..düz çizmenin içinde kısa eteğin altında nası durcak bakalım..seviyorum o kombini..

beşiktaş-fenerbahçe maçı ne şaane maçtı ya di mi?




çok uykum var..yoruldum azcık..

anneannem için dua edeceğiz yarın..

özledim.

4 Ekim 2011 Salı

Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler ,tasalar yok
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.

Hayyam'dan..

Berin'in muhteşem deniz canlıları spagettisi :) allam bayıldım..aldım tarifini vercem..






Fenerbahçe'de herşey güsel..







































3 Ekim 2011 Pazartesi

29 Eylül 2011 Perşembe

Sema'nın yeni albümü çıkmış..Hemen alınmalııııı!!!!!!


27 Eylül 2011 Salı

bugünün şarkısı uzun zamandır dinlemediğim şaanee müzik yapan, balkan türküleri söyleyen, her dinlediğimde bünyede kelebek kanadında uçuyormuş hissi uyandıran gruptan...



bişi dicem..çok romatik bu..Uğur Yücel hayat arkadaşı Derya Alabora'yı yazmış..Derya Alabora Uçan Süpürge Kadın Filmleri festivalinde 'Onur Ödülü'nü alacakmış ve sevgilisi Uğur Yücel Alabora için çok hoş bir yazı kaleme almış..hiç bir yoruma izin vermeyen incelikte..

"Hırçın Kız'a...

30 yıl önce tanıdım onu. Bizim Tef Kabare Tiyatrosu'nun sahnesinde 'Hırçın Kız' çalışmışlardı. Vaktiyle bir arkadaşımla oynadığımız 'Hırçın Kız' çok sükse yapmıştı okulda. Mezuniyetimizden sonra da konuşuldu. Aynı sahneyi oynayacaklardı. Bana gelmişlerdi. Mizansenimizi gösterdim. Sahnenin duygusunu anlattım. Kimi zaman karşılıklı oynayarak prova geçtik onunla. Utangaç, güzel bir kız olarak hatırladım sonrasında onu ama deftere yazmamıştım. Demek yıllarım bu Hırçın Kız'la geçecekmiş. Bilmiyordum.

Başından fışkıran deli kızıl saçları, çilleri... Güzel sevda... Suskunluğunun altında şelaleler akan tutkulu aşık delişmen kızlar gibiydi. Anne olduktan sonra da durup oturmadı aslında. Sülalede Selanikli bir deli büyükanne olmalı ki bu kızı anlayalım. Varmış da zaten. Öte yandan yemiş bitirmiş bir olgunluk...

Lezzetli ev yemekleri pişiren, eğlenceli, anaç, düşkün dostu, adaletli, gece geç saatlerde barını kapayıp tek başına kaybolup giden kavi Slav kadınlarına benzer. Sadakatle kulis lambaları karşısında makyajını silip artist barlarında kadeh parlatan inceden kibirli yeri pek kolay dolmayacak esrarengiz karakter oyuncularında, Hanna Schygulla'nın uzun koridorlarda Lili Marleen yürüyüşünde, Cahide Sonku'nun efkarında, Liza'nın kabaresinde, Sally Bowles azgınlığında, kuzey ülkelerinden gelmiş ve aniden karlar altında yok olup gidecek Femme Fatale bir yosmada, Persona'nın çıkmaz sokağında, bir balkan çingene alayının ortasında elinde şarap şişesi dört kol çengi bir karnavalda, kış günü hayranlıkla sevdiği oğlunun boynuna atkısını sararken gözleri nemlenen her annede, belalı bir sevgilinin peşinden yıllarca şehir şehir alem alem dolanan yaralı her pavyon şarkıcısının suretinde gözükür.

Küçücük bir kız çocuğundan, elinde votkasıyla kaşarlanmış eski zaman kadınlarına kadar uzanan sessiz bir klavye. Duymadığınız içli sesiyle kederli bir şarkı... Yakınındayken özlenen kadındı. Bende benim de bilmediğim, bilip de görmediğim, savurup attığım her duyguya, yırtılmış her kağıt parçasına hayranlıkla baktı. Aşığına bakar gibi.

Gencecik çilli kırmızı

Kekik kokulu adaların rüzgarlı tepelerinde başını bağrıma yaslarken yüreğimin titrediği gencecik çilli kırmızının aşk üzerine yazdığımda koyu bir ilhamla yeri baki. Canımın ta içi oğluma her sarıldığımda ciğerime dolan bahar kokusunda da.

Bir yerlere kaybolursam ruhum dolu, oğluma ilelebet hasret, ona minnet ve şükranla giderim bu dünyadan. Hırçın Kız'a..."

***Eylül sonu-ekim ayı sanat severleri oldukça memnun edecek aylar gibi..Bi de artık havalar soğuyor..Artık zamanı geldi zira yazın sıcakta terleye terleye sanat olmaz..mış gibi geliyor..hani şapkanı takarsın fularını sararsın..hava soğuktur ve sinemadan çıkar filmi tekrar izlersin aklından..

***İstanbul'da 12.İstanbul Bienali başladı bile..17 Eylül 13 Kasım tarihleri arasında 5 karma sergi ve 50'den fazla kişisel sunum buulunuyormuş..İlgilenirseniz web adresi; http://12b.iksv.org/tr/sololar.asp?c=2

***Bayan yanı dergisi kadınlara özel bir dergi (elbette erkekler de okuyabilir) 20 kadın mizahçı hazırlıyor dergiyi...Son sayısında Hakimler ve Savcıların iş yükünün azaltılması için tecavüzcüleriyle evlendirilmesi önermesini kapağındaki karikatür ile anlatmış.Sanıyorum değerli! hakim ve savcılar biz öyle demedik biz şöyle dedik gibi saçmasapan bir açıklamada daha bulunmuş ama orada ciddi bir problem var ve nasıl çözülebileceği (bu insanların kafa yapılarını değiştirmeden) bilmiyorum..




**Eddie Adams ünlü bir fotografçı..Çok ünlü..Ünü Vietnam savaşı sırasında çektiği -nasıl tanımlayacağımı bilemiyorum-fotograflardan geliyor..Bu fotograf bambaşka bişi ararken çıktı karşıma ve siz de mutlaka rastlamışsınızdır bi yerlerde..Hikayesini biliyor musunuz peki?
Fotograf Vietnam Halk Ordusu tarafından Güney Vietnam ve Amerikan askerlerine karşı başlatılan ve Tet Offensive olarak bilinen saldırıda çekilmiş Adams tarafından..Fotograftakiler Güney Vietnamlı general N
guyen Ngoc Loan sürüklediği Viet Conglu yüzbaşı Nguyen Van Lem..Yüzbaşı bu fotograf çekilirken yaşamını kafasına giren kurşun sebebiyle kaybediyor..Bir insan böyle bir deneyim yaşar ve sonra hayatına "sağlıklı"nasıl devam eder? Aslında biz de bu topraklarda her gün gözümüzle görmesek de cinayetlere tanıklık etmiyor muyuz? Ve siz "sağlıklı"olduğumuzu mu düşünüyorsunuz?



25 Eylül 2011 Pazar




bazen eski sözcüklere bakmaz mısın
nasıl küçük nasıl zararsızlar oysa
orda ne yalanlar ihanetler gizlidir
korkma, bir daha gelmem üstüne

çünkü ben kayboldum, geri dönmem imkansız
hem uzak hem hoyrat senin ülken
çünkü ben kayboldum, geri dönmem imkansız
yine de mutluyum

bazen eski defterleri açmaz mısın
onlar masum duran o saklı sayfalar
pistir ve temizdir sadece laf vardır orda
bir daha gelmem üstüne

her şeyi, her şeyi bıraktım
artık çok mutluyum

23 Eylül 2011 Cuma








Ortala

22 Eylül 2011 Perşembe

bu filmi mutlaka izleyiniz..RİO..biz Şirine ile sinemada üç boyutlu islemiştik..Kuşlar üzerimizden uçuyordu sanki..şimdi evde isliyoruz..çok güzell...

17 Eylül 2011 Cumartesi



şinci gidiyorsunuz fenerbahçe parkına alıyorsunuz şaraplarınızı,yiyecek bi sürü şey sonna denize karşı oturuyorsunuz banklara ya da artık çimenlere..önce güneşi batırıyorsunuz sonna yıldızlara baka baka demleniyorsunuz..bi sürü de arkadaşınız varsa etrafınızda..deli gibi ota boka da gülüyorsanız güzel bir gece geçirmişsiniz demektir..






seni seviyorum...




fenerbahçe parkında erkek muhabbeti..





yannız pis kıskanırım heee!!



Fırat'ın annattığı hikaye çok kominkti yafu..eh tabi arkadaşı zannedip kaç arabaya komik komik hareketlerle -ki isledim hakkaten abidik hareketler, otostop çekersin ki...?




artizzzlerrrr!!!


Rüzgarda benimle idi..her zaman..




Shape Of My Heart  He deals the cards as a meditation  And those he plays never suspect  He doesn't play for the money he wins  He doesn't play for the respect  He deals the cards to find the answer  The sacred geometry of chance  The hidden law of probable outcome  The numbers lead a dance   I know that the spades are the swords of a soldier  I know that the clubs are weapons of war  I know that diamonds mean money for this art  But that's not the shape of my heart   He may play the jack of diamonds  He may lay the queen of spades  He may conceal a king in his hand  While the memory of it fades   I know that the spades are the swords of a soldier  I know that the clubs are weapons of war  I know that diamonds mean money for this art  But that's not the shape of my heart  That's not the shape, the shape of my heart   And if i told you that i loved you  You'd maybe think there's something wrong  I'm not a man of too many faces  The mask i wear is one  Those who speak know nothing  And find out to their cost  Like those who curse their luck in too many places  And those who smile are lost   I know that the spades are the swords of a soldier  I know that the clubs are weapons of war  I know that diamonds mean money for this art  But that's not the shape of my heart  That's not the shape of my heart    Kağıtları bir meditasyon olarak dağıtıyor Ve onlarla oynarken hiç şüphe etmiyor Kazandığı para için oynamıyor Saygı için oynamıyor Kartları cevabı bulmak için dağıtıyor  Şansın kutsal geometrisi Muhtemel sonucun gizli kanunu Sayılar bir dansa öncülük ediyor Biliyorum ki maçalar bir askerin kılıçları Biliyorum ki sinekler savaş silahları Biliyorum ki karolar bu sanat için para demek  Ama hiçbiri kalbimin şekli değil Karo valesini oynayabilir Maça kızını serebilir Elinde bir papaz gizleyebilir Onun hatırası solarken  Biliyorum ki maçalar bir askerin kılıçları Biliyorum ki sinekler savaş silahları Biliyorum ki karolar bu sanat için para demek  Ama hiçbiri kalbimin şekli değil Hiçbiri kalbimin şekli, kalbimin şekli değil Ve eğer sana seni sevdiğimi söyleseydim Birşeylerin ters gittiğini düşünebilirdin  Ben çok yüzü olan biri değilim Takdığım maske bir tanedir Konuşanlar hiçbir şey bilmiyor Ve hayatları pahasına öğreniyorlar Çok fazla yerde şanslarını lanetleyenler gibi Ve korkanlar kayıp şimdi  Biliyorum ki maçalar bir askerin kılıçları Biliyorum ki sinekler savaş silahları Biliyorum ki karolar bu sanat için para demek Ama hiçbiri kalbimin şekli değil  Hiçbiri kalbimin şekli, kalbimin şekli değil

16 Eylül 2011 Cuma

derdim nice bir sînede pinhân ederim ben
bir âh ile bu âlemi vîrân ederim ben

cem'iyyet-i ağyarı ger etmezse perîşân
çerh-i feleği aksine gerdan ederim ben

yâr olmayıcak zehr-i sitemdir bana bade
bilmem nice def-i gam-ı hicran ederim ben

güya ki olur dîdelerim mâden-i yakut
her gâh ki yâd-ı leb-i canan ederim ben

bu hâl ile avarelik el verse bana ger
baştan başa dünyâyı gülistan ederim ben

nef'i gibi yârana demem dahi nazire
yâ bu gazeli zirve-i divân ederim ben

Günümüz Türkçesi ile;


derdimi ne zamandır göğsümde saklı tutarım, bir ahım ile bu dünyayı viran ederim.

düşmanların meclisini perişan etmezse bu gökyüzünü ters-yüz eder, tersine döndürürüm.

sevgili olmadığı zaman şarap bana sitemin zehri gibidir. o zaman ayrılığın üzüntüsünü bilmem nasıl başımdan atarım.

ne zaman sevgilinin dudağını ansam gözlerim yakut madeni gibi olur.

bu halimle bana avarelik el verse şu dünyayı baştan başa gül bahçesine döndürürüm.

ey dostlar nef'i gibi nazire söylemem ve bu gazeli divan şiirinin zirvesine çıkarırım.



























14 Eylül 2011 Çarşamba

ünlü ingiliz gazetesi the guardian ünlü müzik bloggeri undomondo'nun hazırladığı istanbul şarkıları listesini yayınlamış..

işte o 10 istanbul şarkısı;

1 arap oyun havası (arap oyun havası mı? Nasıl ya? En son ne zaman arap oyunu dinlediğini hatırlıyor musun? Ben düşünsem bulamam! Hakkaten şu arap-türkiye olayını çözemediler gitti!)

2 Kadifeden kesesi ( Annemin dayanamadığı türkü-şarkı bunu duyar duymaz oynamaya başlıyor..ehehe.. ve evet bir İstanbul şarkısı olabilir)

3 hayat kavgası (Orhan babayı seviyorum tamam ama ı ıh istanbul şarkısı listesi?) Aslında Hayat kavgası verilmiyor mu İstanbul'da da?? e haklı adamlar..



4 anlıyorsun değil mi? (Barış Manço'nun şahane şarkısı.."bir resmin kalmış bende tamm ortadan yırtılmışş hani siyah kazaklıı biliyorsun değil miii?")

5 Köprüden geçti gelin...Hahahahaha boğğaziçi köprüsü mü acıbaa??

6 Denizaltı Rüzgarları Okay Temiz'in bestelediği TRT'nin belgesellerinin ara müziği olarak kullanılan bir şarkı imiş..ben dinleyince aaaa dedim..sizde diyeceksiniz..



7 Gnossiennes No 3 Elbette Erkan Oğur bestesi..Yazı-tura filminin soundtrack'i idi aynı zamanda..bunu hatırlıyorum..fizy'den buldum bunu


8 Foklar Nekropsi'nın denişik şarkısı o da burdan

9 Foni tou nargile bir rembetiko..ve bi sürü sanatçı seslendirdi elbette hatta yeni türkü türkçeleştirdi şarkıyı..Roza Eşkenazi versiyonu girmiş listeye..negzel olmuş..

10 Beni de allah yarattı..Yine bir Orhan Gencebay şarkısı ancak Ayyuka tarafından cover'ı yapılmış..

13 Eylül 2011 Salı

Hay bin kunduz nasıl sigara içesim geldi gitmez,nasıl geldi gitmez...!!!





hay bin kunduz nası dansedesim geldi...geldi gitmesss geldi gitmessss...!





bak örtmenim tosbaaa;




ormanda 10 kaplan gücündee,

12 Eylül 2011 Pazartesi

Bugün 12 Eylül utancının 31.yılı..

Hala devam eden bir utanç yaşıyoruz..Türkiye'nin tıpkı bir kukla gibi iplerle oynatıldığı zamanlar geçmeyecek..Darbe utancının yaşandığı zamanlardan bugüne devam eden "bağımsızlığın" sadece bir kelimeden ibaret olduğunu bilerek hiç bişey yokmuş gibi davranarak yaşamak zorunda kalmak!



---------------

Eylül ayı saçma bi ay..Romantik bir ay gibidir hep di mi? Ben de bugüne kadar öyle algılamıştım..Ama bi bakıyorum ki Yılmaz Güney'in ölümü, 12 Eylül darbesi , havaların yavaştan soğuyor olması ve elbette okulların açılıyor olması :)..ve 11 Eylül..İster Amerika kendisi yapmış olsun ister terorist bir saldırı olsun insanlar öldü..Çok acı..Eylül kötü bir ay mı acaba? Güzel bişi var bu ayın 11.günü Can'ımın doğum gün..Yavrucum koca adam oldun ama seni göğsüme sarıp öpesim hiç geçmiyor yafu..





--------------

Radikal yazarı Pınar Öğünç geçenlerde Radikal'deki köşesinde Tecavüz ile ilgili bir yazı yazmış..Ben okudum ve çok etkileyici buldum yazıyı..Siz de okumalısınız diye düşündüm..

YAZI



-----------------------

Emrah Gezer'in Kürtçe Şarkı davası olarak da bilenen davasından haberiniz var mı? Emrah Gezer arkadaşları ile 2009 yılının Aralık ayında bir türkü bara gidiyor eğlenmeye..Ve Emrah Gezer kürtçe bir türkü söylüyor o gece mekanda..Aynı mekanda bulunan bir arada gündemi epey işgal eden bir kadın tarafından (Sinem Uludağ) Emrah Gezer tacize ve hakarete uğruyor..İş büyüyor ve mekana bu kadın ile gelen ve yine aynı kadın tarafından gaza getirilen eski özel harekatçı Serkan Akbulut'un silahından çıkan 15 kurşunla Emrah Gezer o gece orada katlediliyor..

8 eylül tarihinde dava görüldü..Gereği düşünüldü ve korkulan oldu. Akbulut "Kürtçe şarkıdan rahatsız olduğu" için olayı gerçekleştirdiğini ifade etti ve mahkemece tahrik indirimi aldı..Tam olarak bu açıklıkta açıklanmasa da olay bu! Yani bir emniyet görevlisi tarafından işlenen bu nefret suçu mahkeme tarafından yok sayılıyor hadi şöyle söyleyelim peki indirim hak görülüyor!..15 kez ateş edilmiş ve bir insan o gece kamuya açık alanda,herkesin gözü önünde kürtçe türkü söylediği gerekçesiyle infaz edilmiş..Neyin indirimi bu diye sormaz mı insan? 29 yaşında bir genç..Ben bu ülkede yaşamaktan utanıyorum!!!


------------

Bakırköy kadın ve çocuk tutukevi'nde örgüt üyeliğinden ceza çekmekte olan Hediye Aksoy görme özürlü bir kanser hastası..Herhangi bir tedavi uygulanıyor mu bilemiyorum ama eğer uygulanıyorsa bile bu kadın mahkuma, hastane-tutukevi arasında nakliyesinin,bugüne kadar Türkiye'de yaşamış bir kadın olarak gayrı insanı olabileceğini düşünmem sanırım absürt olmayacaktır..Bir takım sivil toplum kadın kuruluşları kadın mahkum için eylemlerde bulunuyor okuduğum kadarıyla..sizce yeterli olacak mı??

--------

Kendime not;
Adil Okay (şair-yazar) 12 Eylül darbesini kaleme aldığı kitap bulunacak!
Alain de Botton-Ateistler için Din kitabı edinilecek..

-----------

Berzaha çıkacak olan ruhum mahşer zamanına kadar
senin güzel bedeninde, hayatına eşlikçi..
Çektiğin her acı ruhumu gölgeler...
Kendine iyi bak ki ruhum ışıldasın..

Sevgiler..

11 Eylül 2011 Pazar

canım wicked_stardust'um benden kekin tarifini istemiş..Vermem mi??

Şinci 3 yumurtayı kaba kır sonna bir su bardaa şeker ile bi güzel çırp... eritilmiş yarım paket (ben daha az koyuyorum) margarini de ekleyerek az daha çırp..Efenim sonna kabartma tozunu ve yarım paket kakaoyu da içine bocaaa! Şimdi o karışım şaane bir çikolata sos halini almış olmalı..Bi bardaanı ayır sosun geri kalan sosun içine üj bardak un ilave et ve iyice karıştır ki topak topak olmasın..Sonna da işte bilinen seramoni kek kalıbını yağla ve kek karışımını içine dökü döküvee..Yolla fırına ablası 200 derecede piştiğini annarsın artık di mi? Olmadı bıçak batır işte..
Sıcak sıcak kuzuyu al fırından bi bardak sosu ısıcakken keke yedir güzelce..

hepsi bu!

affiyet bal şeker pıtır pıtır kaloriii :)







9 Eylül 2011 Cuma



egoma yenik düştüm aylar aylar sonra..belki de yıllar...nasıl hortladı annamadım! çok tehlikeli çokkk...

;;