3 Ağustos 2011 Çarşamba


ehehe..bi film var tv'de..islemiyorum ama dinliyorum..gibi..

evlilikten bahsediyor.."ben onun kuru ekmek yediğinde boğazına takılacağını biliyorum o da dört kadeh içtikten sonra ortamdaki zenciye asılacağımı biliyor" ehehe..bunun nesi kötü??? ehehe..

yaw komink işte...

2 Ağustos 2011 Salı


işte bi gün böyle...






bi gün böyle...





napcan kardeş??

istanbul yolundayım bir kez daha..kaçıncı saymadım..kulağımda yedi karanfil'in güzel nagmeleri var..acıklı mı ben mi acık kararttım kendimi..?

beklediğim şey olmadı..biraz hayal kırıklığı biraz güvensizlik çöktü üstüme..ya beceremezsem diye sordum ilk kez kendime..yatıştırıcı aldım..şirin'e yalnız kalmak istiyorum dedim..boynuma sarıldı düzelecek herşey dedi..bak sana söz veriyorum düzelecek dedi..nasıl dedim..prenses gibi giyin öyle anlat dedi..(iş görüşmesine öyle gitmem gerektiğini söylüyor) öyle sağlam konuşunca iyice ağlayasım geldi..pışpışladı beni..yanımdaki koltukta uyuyor şimdi 32 numaralı koltukta..saçlarını iki at kuruğu yaptık evden çıkmadan..şimdi o ayrılan yivinden öpesim var..Ağrı dağı efsanesi çalıyor..ağlayasım geçmiyor..İstanbul yolundayız kızımla..o uyuyor..ben darlanıyorum..

yan komşu süslü Hikmet ablaya bıraktık şirinenin kara balığını..kapkara balık seçti balıkçıda..muammet kuşunu da getircez gelirken...mavi..siyah balık mavi kuş..

eyvah..başım ağrıyacak..anneme dört buçuk saat var..

hımm bi yaşı daha geride bıraktık bu arada..33 bitti..güzel yaş 34..geçiyor len..ne acaip..durduğum yerden memnunum..seviyorum tam bastığım yeri..bakalım bu senenin sürprizleri neler olacak? işsizlik maaşı artcak diyolar..süresi de uzicakmış..Allah büyük..

of ulen of..

hadi benden bu kadar..

19 Temmuz 2011 Salı




17 mart'taki yazısını kaçırmışım Serbes'in..Afili filintalarda..

okumak lazım tabi...bunları okuduktan sonra yazmak imkansız gibi zor ama daha kışkırtıcı oluyor..

81. beni erken öldür

Beni al zamanın dışına götür. Biraz sarıl, biraz koru, biraz öp sonra yine sokağa bırak. Elimden tut var olmayan şeylere ekle zihnimin bataklığından kurtar. Beni al Tanrı’nın huzuruna çıkar. Ben de ona diyeyim ki, “Tanrım. Beni olduğum gibi kabul edebilecek bir Tanrı’ya her zaman inanabilirim.” O da bana, “Yürü git o zaman şeytanla görüş huzurumda ne işin var alla alla,” desin. “Kim soktu lan bunu içeri megalomana bak,” diye söylenirken biz şeytanın yanına gidelim. Sen de şeytana de ki, “Şeytan kardeş, sonuçta sen de bir melektin ama iktidar hırsın vardı. Şeytanı şeytan yapan iktidar hırsıdır. Eski günlerini özlüyor musun?” Şeytan da sana, “Sen kaç yaşındasın güzelim?” diye sorsun. “Otuz dört,” de, otuz beş olduğun halde. Şeytanın gözleri dolsun ama çaktırmasın bizi gene zamanın içine sepetlesin. Orada bir çay molası verelim geceyi bekleyelim. O gece beni al kardeşlerinin acılarıyla çarp sonra kendi yaralarına sar. Biraz sustur, biraz soğuk davran, biraz da teyzem ol. Konuşabilecek gücümüz varsa ağladıklarımız yalan. Sahiden bak. Beni al biraz sarhoş et biraz saçlarına tak biraz da yağmurların peşinden koştur. Beni al erken öldür mutsuzluk uzun sürmez.

15 Temmuz 2011 Cuma








































































Eskişehir'i görmeyi istiyordum ne zamandır..O gün ne yapsam ne yapsam diye düşünürken bi anda aa evet dedim yafu Eskişehirr!!

atladım hızlı trene doğruu çibörek yimeğee...Papağan da tabi ne sandın akıllım??

zevkli ve konforlu bi yolculuktu..Hızlı tren sahiden hızlı olum..250 falanla gidiyorsun ama hiç annamıyorsun o kadar hızlı olduğunu..yaşamak gibi di mi?? Ehi..

hemen aç karnı doyurmak lazım tabe.Papağanı daha büyük bi yer zannederdim hakkaten ufancık bi tükan.yiyip kalkıyor millet..oturmalık diil..ben iki tane söyledim ama çocuk annam veremediğinden olsa gerek bi porsiyon getirdi..tamı tamına 5 (yazıyla beşş) adet çibörek..allam dedim nası yicem ki? 6,5 dakika (yazıyla altı buçuk) sonna hiç bişi yoktu tabankta..ama ananeminkilerden sonna yediğim en güzel çiböreklerdi..canlarım bebeklerim benim..artık benim bi parçam onnar!

artık karnım tok şehri keşfe hazırdıms.Porsuk çayı güzel tabi şehrin içinden geçiyo böyle serinletiyor felan..bi de eskiden pis felan kokuyormuş şimdi tertemiz vallak,yeşil yeşil akıyor..etrafında hep duyduğum kafeleri daha bi yakın hayal etmiştim ben aslında..azcık uzağında kalıyor kafelerin ama olsundu yine de güzeldi işte..bol fotograf bol yürüyüş anam ağladı tabi afedersiniz..oturdum bi kafede.buzlu gazozumu diklerken kitap okudum felan..güzeldi işte..akşam da döndüm... öyle yani..







hım bi de bu var..çok tuttum!













8 Temmuz 2011 Cuma










6 Temmuz 2011 Çarşamba


sakin , pek yakın bir yeşil
yeni dünya yerken nasıl mutlu ise öyle işte..
o yeşil de öyle..

cıvıltısında dalın üstündeki kıkırdayan kuşun,
o nasılsa öyle..

dumanlı dağların kokusunu çekerken içine,üstüne sinerken nasıl yeşilse
işte o da öyle..

beyaz çiçek açarken heyecan dolu pıtırdar ya
pıt pıt..pıt pıt..
öyle..

kayık nasıl dalgalarda hışır hışır solur,
koynunda solurken de öyle..

sessiz soluğu kesilir ya hani derinlerde, çok derinlerde ama
öyle derin işte..soluksuz bırakır gibi bazen..

soluksuz bırakır gibi...bazen...


İstanbul
2011



28 Haziran 2011 Salı

18 Haziran 2011 Cumartesi

HOME

14 Haziran 2011 Salı

tabi an ben an haberdar olanlar saylanmaz...

bi de bu var..elimi kolumu kescem şimdi..

3 Haziran 2011 Cuma

30 Mayıs 2011 Pazartesi

























26 Mayıs 2011 Perşembe

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Şimdi havalar ısındı ya..artık kısa kollularla çıkıyorus ya..iyot kokusu tüm yoldan çıkarıcılığıyla geliyor ya burnumuza burnumuza..

Ne zamandır aklıma düşen Üzüm Butik otel'i hayaller oldum..Tüm sevimliliği ile Bozcaada'da beni bekleyen o taş yapıyı..Ada'yı keşfim çokk eskilere dayanır..Taa üniversite yıllarına..Kaçıp kaçıp gider hiç bir yerde tadını bulamadığım şaraplardan ve ayazma'nın denizinden sarhoş olurdum..

Geçen sene yıllar sonra tekrar keşfettim Bozcaada'yı..Sevgili Uğur şahane ağırladı beni adada...Hım Uğur Üzüm otelin pek sevgili sahibi olur..Aslında ailecek (muhteşem ızgara balık yapan bir baba ve atom karınca gibi sürekli koşuşturan,şaane tatlılar yapan bir kızkardeş düşünün) ağırlıyorlar misafirlerini..Onnar sahiden otelde kalan insanları "müşteri" gibi değil beraber evlerini paylaştıkları misafirler gibi görüyorlar..yaşadım biliyorum..

Öyle ki sürekli her konuda aradığım (en son Uğur yaa en iyi midye dolmayı nerden bulurum abicim diye taciz etmiştim:) halde son derece kibardı Uğur..hehe..

Şimdik yaz geldi..Sezonu açıyoruz..E bu yaz da diğer yazlardan farklı..Esaretimden kurtuldum bu yaz her zamankinden özgürüm..O zaman napiyoruzzz hep beraber Üzüm butik otele gidiyorusssss....(cıstak cıstak müziği,her öğünde aynı şeyi yiyormuş hissi uyandıran açık büfeleri ve vıcık vıcık insan selini tercih ediyorsanız gözünüzü sevim uzak durun..Size gelmez ada)

bakınnnn;



BOZCAADA 1 tenedosbozcaada


ÜZÜM BUTİK OTEL 2 tenedosbozcaada


Uğur'cum..en kısa zamanda görüşmek üzre..

23 Mayıs 2011 Pazartesi




























18 Mayıs 2011 Çarşamba

Bu şarkıyı bi kaç gün önce keşfettim...




Bi sürü şey yaşanıyor...
insanlar düşünüyor
insanlar seviniyor
insanlar kahroluyor
insanlar hırslanıyor
insanlar sana sırt dönüyor
insanlar döndüğün sırtını sıvazlıyor ya da saplayıveriyor bıçağı...

elbette bugüne kadar yaşadıklarım yanıma kar kalmamış..görüyorum..farkediyorum ama kızamıyorum işte..özür dilerim kızmıyorum! insan diyorum o da, şu sebeplerden yapıyordur diyorum...en az kırıcı olan haliyle söyleyeyim hadi "saflığı" ben kendime yakıştırıyorsam kim ne diyebilir? Saf olmak benim seçtiğim bişi..ben her şeye rağmen,herkese rağmen yaşanan tüm kötülüklere rağmen salaklık derecesinde saf olmayı seçiyorum..Kim suçlayabilir beni? Senin başına gelmedi mi? İyi olmaya çalışmadın mı hiç?

İnsanlar kazanıyor

insanlar kaybediyor
insanlar olgunlaşıyor
insanlar çirkinleşiyor...

İnsanlar..

Sabah şirine "hayvanları çok seviyorum" dedi.."İnsanlardan daha sevimli onlar dedi"..Çocuk öğrendi ya bu yaşta bunu helal olsun bize..!! "Hangi hayvanı seçerdin" dedim.."Fare" dedi.."Neden" dedim.."seviyorum işte hayvanları" dedi..Bence büyük bi laf etti..farkında mı bilmem, zannetmem de ama içinde küçücük izini taşıyorsa ne mutlu..

Köpek olmak
tavşan olmak
civciv olmak

kolay di mi? Olabiliyorsan fare ol bakalım...İnsanların hep sevebileceği sempati duyacağı bi "yaratık" olmak zorunda değilsin..Herkes seni sevmek zorunda değil..Sen gerçekten ne olduğunun farkında mısın?? Soru bu!!Ben bi fareyim ve beni sevebilen sevsin demek...

İnsanlar yalan sölüyor

insanlar dürüst olmak için hayatlarını değiştiriyor
insanlar adım atıyor
insanlar atılan adımları görmüyor hayat bitiyor...

ben gidiyorum artık..az kaldı...bakalım kimler kalacak...kimler kanayacak? Ben hep içimde iyilikle anacağım ama..iyi olanı seçme hakkım varsa..onu şimdi kullanıyor olacağım..

insanlar....

16 Mayıs 2011 Pazartesi

;;